Yazarlarımız

Sayaç Okuma Memuru !

Osman AKGECE »

Bergamalı Nalıncı Memi Dede

- - »

Ağzımızla Kulağımız Arasındaki Mesafe

Ali  EKREM »

Gölpazarı Türküleri

Erol ERKEN »

Tamamen Yerli İlk Türk Otomobili ATTİLA Üretildi..

Tarkan Deliormanlı »

Hıdrellez Böyle Geçti....

Hasan Basri ŞEN »

2011 Hıdrellezi Böyle Geçti..

Mustafa Deliorman »

Kış Geldi Köyüme Beyaz Gelinliği İle

Oğuz  GÜVEN »

Bir Lamba Da Siz Yakın

Behzat Gültekin »

Tüm Yazılar

Üyelik


Kimler Sitede
Şu anda 4 konuk çevrimiçi,
Sayaç Bugün
Bugün Gelen Ziyaretçi:
45
Sayaç Bugün
Bugünkü Sayfa Gösterimi :
822
Sayaç Bugün
Dün Gelen Ziyaretçi:
58
Sayaç Bugün
Dünkü Sayfa Gösterimi:
1.180
Sayaç Bugün
Toplam Gelen Ziyaretçi:
372.916
Sayaç Bugün
Toplam Sayfa Gösterimi:
3.678.656

En Çok Okunan Yazılar
Yarabbi, ürünümüzü bereketli kıl, sağlık ve mutluluklar ihsan eyle, memleketimize, milletimize huzur içinde yaşama sevinci ver, niyazı mutlak ulaştı H...

En Yeni Yazılar
Hızır ile İlyas Aleyhisselam suyun alt başında beklemekte dilekleri toplamak için. Cenab-ı hakkın sevgili kuluysan mesele yok. Görevde aksaklık varsa ...






Atatürk ve Türkiye
Anasayfa
Fotoğraf ve Videolar
Künye
İletişim

The İmam...

Dört aydır kahveciyle, muhtarla kıldırılan vakit namazları, kandil akşamları kasabadan rica minnet getirilen emekli imamları, hiç olmazsa namaz surelerini ezberlesin diye yaz kurslarını bekleyen çocukları getirdim filmin içine.

 

 

    İlçe yöneticileri, il yöneticileri, siyasetciler bizim sitemize göz gezdirirler mi arada sırada bilmiyorum. Mazeretlerinde haklıdırlar. Devletin bu kadar yoğun işleri içinde uğraşırken okumaya, yazmaya zamanları kalmıyor. Basın ve Halkla İlişkiler birimi de bizi adamdan saymayınca derdimizi biz söylüyoruz, biz dinliyoruz.

 

 

          Geçen akşam televizyon kanallarında gezinirken yukarıda ismini yazdığım film ilişti gözüme. Bir köy imamının hikayesi anlatılıyor. Mide kanserine yakalanmış köyün imamı. İstanbul’a tedaviye gelmiş. Ölüm, gözü kadar yakın bedenine. Ramazan ayına onbeş gün kalmış, kalmış da o, onu ölüme götürecek amansız hastalığı düşünmek yerine köyde boş kalan mihrabı düşünüyor.

             Zengin, ama uzun saçları, orijinal motosikletiyle entel yaşayan imam hatip lisesinden arkadaşına yalvarmakta;

 

             -Aman diyor, Ramazana on beş gün kaldı. Bir imam bulmalı köyümüze. Cami boş kalacak, cemaat başsız kalacak. Bir imam bulup göndermeli, amanı bilir misin ?.

 

             Filmin devamı… Anlatmakla olmuyor, seyretmek gerek.

      

       Kurşunlu köyünün hali pür melali hatırıma geldi bunları seyrederken. Dört aydır kahveciyle, muhtarla kıldırılan vakit namazları, kandil akşamları kasabadan rica minnet getirilen emekli imamları, hiç olmazsa namaz surelerini ezberlesin diye yaz kurslarını bekleyen çocukları getirdim filmin içine. Bir The İmam filmi de bizim köyde çekiliyor dedim kendi kendime. Rejisörü, kameramanı, kurgulayanı olmadan gerçek bir hayat filmi çekiliyor Kurşunlu’ da. Günlüğü yirmi liradan figüran tutulmadan, baş rol oyuncularına astronomik  ücretler ödenmeden, bedava çekiliyor The İmam filmi Kurşunlu’ da. Seyretmek bedava. Arabada benzininiz varsa buyurun gelin temaşaya. En önde yeriniz hazır.

          

 

               SÖZÜN  SONU;

                    “ Anlayana sivrisinek saz “ demişler. Anlamayanlar zahmet olmazsa yazıyı bir anlayana okutsunlar.   

     

     OSMAN  AKGECE© CopyRight

 

 

© CopyRight By Kursunlukoyu.org 2011

Her Hakkı Saklıdır
Sitedeki İçerikler Kaynak Gösterilse Dahi İzinsiz Alınıp Yayınlanamaz.

Bu site içeriğindeki tüm materyaller, video, yazı, görüntü, doküman, fotoğraf, resim, ses, işaret veya sair fikir ürünleri Telif Hakları ile ilgili yasal mevzuat uyarınca korunmakta olup, kursunlukoyu.org'un yazılı izni olmadıkça kullanılamaz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz, her ne sebeple olursa olsun ticari amaçla çoğaltma ve yayma yapılamaz.

Sende Gönder! Fotoğraf ya da video eklemek için tıklayın.

Yorumlar


EDİTÖRDEN

Sayın Muhibbi, www.kursunlukoyu.org olarak asla sansür anlayışımız olmadı ve olmayacak. Yazının kaldırılmasının tek sebebi Sayın Serdar Çetinkaya'nın kendi talebidir. Bu sebeple yayından kaldırılmıştır. Bunu sayın Çetinkaya diğer yorumunda da beyan etmiştir. Bu konu dışında sayın ziyaretçilerimize bazı konuları hatırlatmakta fayda görüyoruz. Hiçbir yorum içeriği itibariyle sınırsız /sorumsuz değildir. Zaman zaman basından da izlediğiniz üzere hukuki sorumluluk yüklendiğimiz yaptırımlarla karşılaşıyoruz. Bu sebeple sitemize yorum yazan kullanıcılarımız aşağıdaki kuralları peşinen kabul etmiş sayılırlar. Haberlere Yorum Yazarak Neleri kabul ediyorum? 1- Ip adresimin kaydedileceğini 2-Adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını 3-Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu 4-Yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini; bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılacağımı, KABUL EDERİM: Diğer Kurallar; Hangi Yazılar Yayınlanmaz veya Yayından Kaldırılır? -Başka bir siteyi, katılımcısını ya da üçüncü bir şahsı veya bir kurumu küçültücü veya hakaret edici yazılar yazmak yazınızın yayından kaldırılacağı anlamına gelir. -Yorum amacı taşımayan salt propaganda içerikli parti ve siyaset yazıları, yayınlanmaz. -Topluluklar hakkında tahrik edici ve küçük düşürücü yazılar yazılamaz. (Örneğin: Türk, Kürt, Ermeni, Yahudi, Arap, Çerkez, Zenci, Hint, Arap, Çingene, Roman, Rus, Göçmen vb.) -Türkiye Cumhuriyeti yasalarını ve uluslararası kanunları, anlaşmaları, tüzükleri çiğneyen mesajlar yazılamaz, ilgili materyal yayınlanmaz. - Kamu düzenine ve Genel Ahlaka Aykırı, küfür, müstehçenlik v.b. içerikli yorumlar yayınlanmaz. -Uyuşturucu, bağımlılık yaratıcı her türlü maddeyle ve içki, alkollü içeceklerin reklamı tanıtımı satışı ile ilgili başlık veya mesajlar yayınlanmaz. -Yorumlarda kişisel problemler ve anlaşmazlıklar yayınlanmaz. Kullanıcıların birbirine karşı hertürlü kişisel saldırılar yapmalarına izin verilemez. -Proxy ile bağlanıp konulara yorum yapmak yasaktır, Bu tip uyeler farkedildikleri takdirde üyelikleri iptal edilir. -Site yöneticileri uygun olmayan mesajları silme, editleme taşıma ve kilitleme yetkisine sahiptir. -Sitemize Üye olup mesaj yazan sayın kullanıcılarımız yukarıdaki kuralları okuyup kabul etmiş sayılırlar. Saygılarımla. Oğuz Güven
23.07.2011 tarihinde yonetici tarafından yazıldı.

The İMAM

Günlerden bir gün karadenizin köylerinden birine bir Bayburtlu gelmiş yarleşmeye.. Yalnız köyde imam yokmuş bu nedenle köylüler bu yabancının yanına gidip demişler ki: - "Hey Bayburtlu arkadaş. Sizin oralardan hep imam çıkar, bizim de köyde imam yok gördüğün gibi,bize imamlık yapar mısın? ";diye. Olurdu olmazdı derken Bayburtlu kendini köyün imamı olarak buluvermiiiş. Yalan yanlış da olsa başlamış Bayburtlu imamlık yapmaya. İyi hoş da günlerden bir gün köyde biri vefat etmiş. Çağırmışlar imamı, fakat imam ölüyle ne yapacağını bilmiyor. Ne yapsın diye dünürken aklına bir fikir gelmiş ve cemaate demiş ki: - "Hey cemaat; siz beni rahmetliyle yalnız bırakın okumam gereken dualar var." diye. Cemaat biribirine bakmış ama bi şey diyen çıkmamış ve imamı cenazeyle yalnız bırakmışlar. İmam yalnız kalır kalmaz ölüyü yakındaki dereye salıvermiş. Bir süre sonra cemaat gelmiş bakmış cenaze yok. Cenaze nerede diye sormuşlar imama: - "Rahmetli çok hayırlı bir insanmış ki ben okumaya başlar başlamaz uçtu göğe yükseldi." deyivermiş Fakat gel gelelim derenin aşağısındaki köyden çıkan meftayı komşu köylüler geri getirmez mi?.... İmam zeki hesap sormaya gelen cemaate hemen cevabı yapıştırmış: - "Ben okurken uçup gitmişti. Kim bilir yukarda ne kabahat işledi ki aşağı attılar.. Sevgiler.
20.07.2011 tarihinde Deliormanlı tarafından yazıldı.

Oy Verdik İmam Vermediler.

Yazımı Editör kaldırdı ve iyi de yaptı.Peygamberimizin makamını temsil eden İmamlık, fıkra ile de olsa yıpratılmamalı diye düşünüyorum. İmam eksikliği doğrudan doğruya Hükümet'in sorumluğudur. Biz yine takım tutar gibi parti tuttuğumuzdan bir türlü AK'a beyaz anlamında AK, Kara'ya da siyah anlamında KARA demiyoruz. Eksik veya kusurlu da olsa burada "HATA VAR" demeliyiz. Evet kurşunlu köyü imam açığının sorumlusu Ak Parti Hükümeti'dir ve başında da bir İmam Hatipli Başbakanımız vardır. Neden İmam yoktur? Çünkü toplum öylesine kirlenmiştir ki toplumun en dürüstleri olarak kabul edilen İMAMLAR başka kadrolara atanmışlardır. . İmam-hatip'lerin şimdiye kadarki toplam mezun sayısı 2 milyon civarında. Ama camilerde hâlâ 15 bin din adamı açığı var. İmam açıkları, yer yer, eğitimsiz veya 'cemaatçi' kişilerle dolduruluyor. Diyanet örgütünün eğitimli din adamları da, Milli Eğitim, Bayındırlık, İçişleri gibi bakanlıklardaki görevlere naklediliyor... İmam-hatip Okullarının varlığının gerekçesi, Diyanet İşleri Teşkilatı'nın 'din adamına olan ihtiyacı'dır. Bu, bu okulların 50 küsur yıl önceki ilk açılışında da, resmi gerekçeydi, şimdi de Türkiye'deki cami sayısı 75 bin civarındadır. Bu duruma göre, Diyanet İşleri Başkanlığının, diğer hizmet alanlarıyla 'İmamlık, Hatiplik ve Kur'an Kursu Öğreticiliği' gibi görev yerlerine eleman bulmakta güçlük çekmemesi gerekir. Ama işte bu, bir türlü mümkün olmuyor. Niçin? İmam-hatip Okulları, giderek, din adamı yetiştirme işlevini yerine getirmekten çok, liselere alternatif haline gelip başka mesleklere adam yetiştirmeye yöneltildi de, onun için... Bu yüzden, o okullarda okuyan öğrencileri veya onların velilerini eleştirmenin anlamı yok. Belirli iktidarların kurmak istedikleri düzen öyleydi. O düzeni kurmayı da büyük ölçüde başardılar. Öğrenciler ve velileri ne yapsın?.. Onlar da o düzeni, kendi anlayışları açısından, kendi isteklerine göre değerlendirmeye çalıştılar. Din adamı eksikliği sorunu için iktidar yetkililerinin öngördüğü ikinci çözüm yoluna... Diyanet İşleri Örgütü'ne bağlı din adamı 'kadro'larını artırmaya... Bu amaçla istenilen asgari kadro sayısı geçen yıl 10 bindi. Aslında bu da, mantığa uygun bir önlem sayılır. Eğer din adamlığı için gerekli nitelikleri taşıyan insanlar yeteri kadar var da, mesleğe alınmaları kadro eksikliği yüzünden mümkün olmuyorsa, o ihtiyacı elbette gidermek gerekir. Fakat işte, şu durumu hatırlayalım: Geçen yaz aylarında yapılan tartışmaların sonunda, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in açıklamalarıyla ortaya çıkan gerçek şu: Diyanet İşleri Örgütü'nde din adamı sayısının azlığından şikâyet eden ve bunu artırmak isteyen hükümetin bakanlıkları, Diyanet İşleri'nin kadrosundaki din adamlarını kendi kadrolarına geçirmekte birbiriyle yarış ediyorlar. Yani, Diyanet'in mevcut din adamı kadrolarını da boşaltıyorlar. Bu yarışın sonundaki durum şu: Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Örgütü'nden 605 din adamını almış, kendi öğretim ve yönetim kadrolarına geçirmiş. Bayındırlık Bakanlığı'nın aynı kaynaktan aldığı din adamı sayısı 126, İçişleri Bakanlığı'nın 100, Başbakanlık ve Devlet Bakanlıklarının 48, Tarım Bakanlığı'nın 69, Sağlık Bakanlığı'nın 56, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 20... Liste böyle gidiyor. • Mesela; Halen 9 tane müdür yardımcısının görev yaptığı Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi’ne 10’uncu Müdür Yardımcısı olarak atanan cami imamı Şevki Çetin var. Vali Erdal Ata’nın tavır koymasına rağmen Sağlık Bakanlığı oluruyla yapıldı. Son olarak Zonguldak Mezarlıklar Müdürlüğü’nde çalışan İmam şu anda müdür yardımcısı. Mezarlıkta namaz kıldıracak imam eksiği oldu işte. Yani: Diyanet İşleri'nde İmam-hatip ve/veya İlahiyat mezunu din adamı açığı çok önemli bir sorun oluşturuyor ama, hükümetin bakanları, o sorunu halletmeden önce, Diyanet İşleri'nde görev yapmakta olan din adamlarını, kendi bakanlıklarına alıp başka görevlere yerleştirmeyi, daha da önemli sayıyor. Niçin? Bu konu çeşitli açılardan yorumlanabilir ama, sorunun, -tüm yorumları kapsayacak- genel yanıtı şu olabilir: "Demek ki, hükümetin bakanları, Milli Eğitim'de de, İçişleri'nde de, Bayındırlık'ta da, Kültür ve Turizmde de, öteki işlerde de, o işleri meslek olarak öğrenenlerden çok, din öğrenimi görmüş din adamlarına güveniyor." Böylece, ilginç bir 'döngü' devam ediyor: Devletin Diyanet İşleri'ndeki ve camilerdeki İmam-hatip ve İlahiyat öğrenimi görmüş din görevlileri, devletin diğer görevlerine geçiyor. Onlardan açılan yerleri başkaları dolduruyor. O başkalarının -en azından- bir kısmı da, din öğrenimi görmemiş olan ve Diyanet Hizmetleri Sendikası'nın belirttiği gibi 'vasıfsız' ve/veya 'bazı cemaatlerin etkisi altındaki kişiler' oluyor. Bu döngü, rasyonel midir? 2 milyon öğrenciyi, din adamı yetişsin diye okutuyorsun. 75 bin camideki 15 bin din adamı açığını kapatamıyorsun. Üstelik, din adamı olarak yetiştirdiklerinin büyük bir kısmını alıp başka mesleklere yöneltiyorsun. Bunun sonunda, bir yandan o mesleğin gereklerinin yerine getirilmesi güçleşiyor. Bir yandan da, o meslek için yetiştirdiğin insanların iş bulması güçleşiyor. "Anadolu'da küçük camilerde, bazı köylerde imam kadrosu yok. Oradaki halk parasını vererek imam görevlendiriyor. Hükümetten umudunu kesenler böyle yapabilirler köylü ödesin imam parasını. Diğer konu da İmam kardeşlerimizle ilgili; kimse alınmasın ama zülfüyara biraz dokunmak da lazım çünkü temsil edilen makam çok kutsal İmam efendiler de kendilerine çeki düzen vermeliler. Cami nerde varsa Devlet oraya İmam atayacak er geç.Çoğu cami bomboş.Bazı yerlerde 250 nüfus var 6-7 tane cami var bu denge bir türlü kurulamamış. Küçük köylerde de yığılma ve talep var. Çünkü cemaat az. İmamlar çitçilikle ve hayvancılıkla meşgul. Camiler peygamber dönemi mescid fonksiyonunu ifa edemiyor. Bazı imamlar sabah namazına gitmiyor. Bu mesele hem siyasi, hem ekonomik, hem sosyal bir mesele. Dini hiç değil. Dediğim gibi mesele dini olsaydı köylü parayla imam tutardı. Ecdadımız öyle yapmıştı. Hani hep övündüğümüz OSMANLI gibi yapalım. İmamların ücretleri ise, köylü tarafından karşılanmaktaydı. Örneğin Balıkesir köylerinden Kamçılı Köyü temettüat kayıtlarından bu köyde oturan Hacı Mehmet Efendi, köylü tarafından yıllık 30 kile buğday ücretle köye imam tayin edildiği görülmektedir (BOA, ML.VRD.TMT., nr.7227, Var mı 30 kile buğdaya çalışacak The İMAM?
20.07.2011 tarihinde scetinkaya tarafından yazıldı.

The İmam

scetinkaya güzel bir imam fıkrası yazmıştı. Birkaç gün sonra ağyara dokunmuş olacak ki oradan kaldırılmış. Editör yorumlara sansür uyguluyor galiba. Açıklama yaparsanız seviniriz.
18.07.2011 tarihinde muhibbi tarafından yazıldı.

THE İMAM

Köye neden imam dayanmıyor? Köye gelen imamlar neden hemen gitmek istiyor? Önce buna bir cevabımız olmalı değil mi? Anadolu köylerinde İmama, öğretmene, ebeye verilen değer bu köyde verilmiyor mu?. Giden İmam efendilere sorun neden gitmişler. Birbiriyle sürekli kavgalı akrabalar, komşusunun dedikodusunu yapıp her gün kardeşinin etini yiyen müminler, sözüne sadık olmayan insanlar, amelde münafıklar, çıkarları için kardeşinin, komşusunun, akrabasının eş ve dostunun hakkını hukukunu hiçe sayanlar mı var yoksa köyde de bu köy adam olmaz deyip çekip gidiyor mu bu imamlar? Yok mu? O halde neden İmam yok? The İmam bulup alamanyadan ithal mi etmek gerekiyor? Her insan hakettiği akibete elbet uğrayacak ve hakettiği gibi yöneticilerle yönetilecek. Hekttiği gibi imtihsn olacak hakettiği gibi nam bırakacak ve hakettiği gibi arkasından o ebedi aleme göçtüğünde konuşulacak. O yüzden bu dünyada iyi işler yapmalıız. The İmamlarımıza da iyi davranmalı iyi bir cami cemaati olmalıyız.
10.07.2011 tarihinde scetinkaya tarafından yazıldı.

Hangi İşimiz Doğru?

Yıllardır İmam Hatip Liseleri üzerinden siyaset yapıldı, kavgası verildi, siyaset sonunda bu mesleğe de zarar verdi ve erkek öğrenciden fazla kız öğrenciler İmam Hatipli oldu. İmam Hatipliler mezun oldukarında başka alanlarda tercihlerini kullandılar. Sonunda da azaldılar aranan ve bulunamayan hale geldiler. Şimdi İmam Hatipli bir Başbakan'ımız var ama camilerimizde İmam yok. Acaba bizde hiç mi suç yok? Kaçımız çocuğumuzun İmam olmasını istiyoruz? Doktor, ekonomist, bilim adamı, mühendis, pilot, eczacı, devlet dairesinde rahat bir iş.. İmam? Yok mu? O zaman camilerde de "The İmam" yoktur. Elhamdülillah Muhtar ve Kahveciniz var. İmam ne kadar değerlidir bazen Rab'bimiz bize böyle mi ihtar ediyor acaba? Yurtdışında da bu sıkıntı var mesela Brezilya’da cami binaları oldukça özel ve güzel inşaa edilmiş, ancak camilerin üçte ikisinde görev yapabilecek imam ve hatip eksikliği yaşanıyor. Ülkede toplam 120 camii var ancak imam sayısı sadece 40. Bu yüzden camiler kapanıyor. Acaba çözüm ne? İmamsız köy sayısının 100`ü bulduğu Kütahya en fazla imam açığı olan ilimiz. 100 imam eksik. Peki ne olacak? Yazının gücü.. Birkaç yerde bu yazı iyi ses getirecek. Su akıp yolunu açacak. Sonra da amaca ulaşılacak inşallah. Ebu Mensur-i Matüridi hazretleri diyor ki.,, “İhtiyari işleriniz, yalnız sizin iradenizle olmaz. Sizin iradenizden sonra, Allahü teâlâ da, o işi irade edip yaratır.” Siz İmam işine el atmışsınız ya Biizni'llah ramazan ayına yetişir derim.
10.07.2011 tarihinde gonul tarafından yazıldı.

Bu içerik bugün 2 kez, toplam da 712 kez okundu.