








‘‘Selatin camilerinde bir başka huşu içinde kılınır namazlar’’ demişti aklı erenlerden biri. Selimiye’de, Sultan Ahmet’te, Süleymaniye’de namaz kılarken bunu çok daha iyi anlıyor insan. Sanki yanınızda bir Sultan Süleyman cemaat olmuş sanıyorsunuz. Bir Zembilli Ali Efendi kıldırıyor namazı duygusu içindesiniz. Aklınız duygularınızın esareti içinde bütün maddi hislerden uzak, bir başka namaz bu kıldığınız.
Geçen akşam Belediye Başkanımız İsmail UZMAY ve beraberindekilerle tarihi Mihal Bey hanında iftarı beklerken aynı duyguları yaşadım. Masalarda gaz lambaları vardı. Yarı loş aydınlıkta sanki Mihal Bey çıkıp gelecek, selam verecek, yanımıza oturacaktı Büyük bir minnet duygusuyla.
‘Ne güzel olmuş, ne güzel olmuş, diyecekti. 600 yıl önce yaptırdığım bu hayra hizmet hanı hayırlara vesile yapmışınız, diyecekti hayrı yapan ve onu yaşatan da aynı sevabı alır, diyecekti.
Sonra, elektrikler yandı, ezan okundu, oruçlar açıldı. Tarih tekerrür ediyordu. Kim bilir kaç garip guruba burada iftar yapıp geçmişlere dua etmiş Mihal Bey’e fatihalar göndermişti.
Buna benzer iftarların aynı mekân’ da yapılacağını umuyoruz. Vesile olan başta Belediye Başkanımız İsmail UZMAY’ a ve hizmetleri geçen personeline teşekkürler ediyoruz.
Geçende aklı erenlerden biri bir güzel söz söylemişti.‘Adam elindeki paha biçilmez antikayı yolunun üzerindeki demirciler çarşısına götürdü Dudak büküp ‘iki dirhem olur’ dediler. Sonra antikacılar çarşısına gitti, kimse değerini ölçemedi’
EROL ERKEN