Yazarlarımız

Sayaç Okuma Memuru !

Osman AKGECE »

Bergamalı Nalıncı Memi Dede

- - »

Ağzımızla Kulağımız Arasındaki Mesafe

Ali  EKREM »

Gölpazarı Türküleri

Erol ERKEN »

Tamamen Yerli İlk Türk Otomobili ATTİLA Üretildi..

Tarkan Deliormanlı »

Hıdrellez Böyle Geçti....

Hasan Basri ŞEN »

2011 Hıdrellezi Böyle Geçti..

Mustafa Deliorman »

Kış Geldi Köyüme Beyaz Gelinliği İle

Oğuz  GÜVEN »

Bir Lamba Da Siz Yakın

Behzat Gültekin »

Tüm Yazılar

Üyelik


Kimler Sitede
Şu anda 5 konuk çevrimiçi,
Sayaç Bugün
Bugün Gelen Ziyaretçi:
41
Sayaç Bugün
Bugünkü Sayfa Gösterimi :
773
Sayaç Bugün
Dün Gelen Ziyaretçi:
58
Sayaç Bugün
Dünkü Sayfa Gösterimi:
1.180
Sayaç Bugün
Toplam Gelen Ziyaretçi:
372.912
Sayaç Bugün
Toplam Sayfa Gösterimi:
3.678.607

En Çok Okunan Yazılar
Yarabbi, ürünümüzü bereketli kıl, sağlık ve mutluluklar ihsan eyle, memleketimize, milletimize huzur içinde yaşama sevinci ver, niyazı mutlak ulaştı H...

En Yeni Yazılar
Hızır ile İlyas Aleyhisselam suyun alt başında beklemekte dilekleri toplamak için. Cenab-ı hakkın sevgili kuluysan mesele yok. Görevde aksaklık varsa ...






Atatürk ve Türkiye
Anasayfa
Fotoğraf ve Videolar
Künye
İletişim

Bu Da Geçer !...

Oğlunuz sözünüzü dinlemiyor, kızınız istemediğiniz birine gönül mü verdi ?.. Ekonomik bunalımlar had safhaya ulaşıp içinden çıkılmaz duruma mı geldi ? ..Duvardaki levhaya başınızı kaldırıp bakıyorsunuz; “ BU DA GEÇER YA HU !...”

     Eskiler evlerine, iş yerlerine etrafındakileri, bilhassa kendilerini ikaz için güzel sözler yazılı levhalar asarlarmış. Bunlardan bence en güzellerinden biri “ BU DA GEÇER YA HU ! “ levhasıdır. Başınızda çözümü zor bir sıkıntı mı var ?. Oğlunuz sözünüzü dinlemiyor, kızınız istemediğiniz birine gönül mü verdi ?.. Ekonomik bunalımlar had safhaya ulaşıp içinden çıkılmaz duruma mı geldi ? ..Duvardaki levhaya başınızı kaldırıp bakıyorsunuz; 

      “ BU  DA  GEÇER  YA  HU  !...” 

 

Sabır, bütün sıkıntıların, şükür, bütün ihtiyaçların ilacıdır. Sabra ait çok güzel  şeyler anlatırlar da benim en beğendiğimi yazayım.

 

        Çin bambu ağacının yetişmesi olumlu ısrar ve sabır için çok güzel bir örnektir. Çin’liler bu ağacı şöyle yetiştirirler. 

 

         Önce ağacın tohumu ekilir, sulanır ve gübrelenir. Birinci yıl tohumda herhangi bir  değişiklik olmaz. Tohum yeniden sulanır, gübrelenir. Bambu ağacı ikinci yılda da toprağın dışına filiz vermez.  Üçüncü ve dördüncü yıllarda her yıl yapılan işlem tekrar edilerek bambu tohumu sulanır ve gübrelenir. Fakat inatçı tohum bu yılda da filiz vermez.  Çin’ liler büyük bir sabırla beşinci yıl da bambuya su ve gübre vermeye devam  ederler.

 

          Ve, nihayet beşinci yılın sonlarına doğru bambu yeşermeye başlar ve altı hafta gibi kısa bir sürede yaklaşık  27  metre boyuna ulaşır.

  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

         Akla gelen ilk soru şudur; Çin bambu ağacı  27  metre boyuna altı haftada mı yoksa beş yılda mı ulaşmıştır ? Bu sorunun cevabı tabii ki beş yıldır. Büyük bir sabırla ve ısrarla tohum beş yıl süresince sulanıp gübrelenmeseydi ağacın büyümesinden, hatta var olmasından söz edebilir miydik ? Bir başarının şartları her zaman çok basittir;

 

           Bir süre için çalışın,

           Bir süre tahammül edin,

           Her zaman inanın,

           Ve hiçbir zaman geri dönmeyin. 

 

Ben bu bambu hikayesini evime bambu kamışından bir koltuk takımı almak istediğimde okumuştum. İnternetten aynen alıp yazdığım için bağışlayın. Elimiz fazlaca kalem tutmadığından alıntılarla idare etmek zorunda kalıyoruz.

 

            Her ne kadar Çin’lilerin bu sabrını anlatıp, onları da bir parça  yüceltmeye kalksak da pek faydası yok. Çünkü onlar da sabrı unutup bambu kamışı yerine  tellerden yapılan koltuklar imal etmeye başlamışlar. Beş yıla sabırları kalmamış zahir…

 

             Çok yazınca sözü nereye getireceğimizi de unutuyoruz dostlarım. Yaşımızın ilerlemesinden olsa gerek. Dikkat ederseniz ihtiyarlık demeğe pek dilimiz varmıyor.

 

              Aslında bu yazıyı iki yıl önce yazmıştım ama size iletmek bu güne kısmetmiş.

 

              Zamanın birinde resmi bir kurumu ziyaret eden yöneticilerinden bir zat kapıda güzel bir levha görmüş. Oturup konuştuğumuzda bunu anlatıp kendi makam kapısına da böyle bir levha asmak istediğini söyleyip bizden fikir istedi. Çok düşündüm, çok taşındım, şunu dedim kendisine;

              

               MAHKEME  KADIYA  MÜLK  DEĞİLDİR ! …

 

        Eğer benden nasihat isterseniz siz de evinize, iş yerinize bu iki levhayı da asınız diyorum. Çünkü gün gelecek size de lazım olacak galiba.     

 

                                                           

Ali EKREM© CopyRight

 

 

© CopyRight By Kursunlukoyu.org 2011

Her Hakkı Saklıdır
Sitedeki İçerikler Kaynak Gösterilse Dahi İzinsiz Alınıp Yayınlanamaz.

Bu site içeriğindeki tüm materyaller, video, yazı, görüntü, doküman, fotoğraf, resim, ses, işaret veya sair fikir ürünleri Telif Hakları ile ilgili yasal mevzuat uyarınca korunmakta olup, kursunlukoyu.org'un yazılı izni olmadıkça kullanılamaz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz, her ne sebeple olursa olsun ticari amaçla çoğaltma ve yayma yapılamaz.

Sende Gönder! Fotoğraf ya da video eklemek için tıklayın.

Yorumlar


   Hiç Yorum Yapılmamış. İlk yorumu siz yapın...


Bu içerik bugün 1 kez, toplam da 520 kez okundu.