Yazarlarımız

Sayaç Okuma Memuru !

Osman AKGECE »

Bergamalı Nalıncı Memi Dede

- - »

Ağzımızla Kulağımız Arasındaki Mesafe

Ali  EKREM »

Gölpazarı Türküleri

Erol ERKEN »

Tamamen Yerli İlk Türk Otomobili ATTİLA Üretildi..

Tarkan Deliormanlı »

Hıdrellez Böyle Geçti....

Hasan Basri ŞEN »

2011 Hıdrellezi Böyle Geçti..

Mustafa Deliorman »

Kış Geldi Köyüme Beyaz Gelinliği İle

Oğuz  GÜVEN »

Bir Lamba Da Siz Yakın

Behzat Gültekin »

Tüm Yazılar

Üyelik


Kimler Sitede
Şu anda 5 konuk çevrimiçi,
Sayaç Bugün
Bugün Gelen Ziyaretçi:
41
Sayaç Bugün
Bugünkü Sayfa Gösterimi :
773
Sayaç Bugün
Dün Gelen Ziyaretçi:
58
Sayaç Bugün
Dünkü Sayfa Gösterimi:
1.180
Sayaç Bugün
Toplam Gelen Ziyaretçi:
372.912
Sayaç Bugün
Toplam Sayfa Gösterimi:
3.678.607

En Çok Okunan Yazılar
Yarabbi, ürünümüzü bereketli kıl, sağlık ve mutluluklar ihsan eyle, memleketimize, milletimize huzur içinde yaşama sevinci ver, niyazı mutlak ulaştı H...

En Yeni Yazılar
Hızır ile İlyas Aleyhisselam suyun alt başında beklemekte dilekleri toplamak için. Cenab-ı hakkın sevgili kuluysan mesele yok. Görevde aksaklık varsa ...






Atatürk ve Türkiye
Anasayfa
Fotoğraf ve Videolar
Künye
İletişim

Biz Bu Memlekette Garibiz.

Bayram namazını mahalle camiinde kıldık. Evde sabah kahvaltısı hazır bekliyor. El öpmeleri , torunlara para vermeleri, “ Cenab-ı Hak nice bayramlara sağlık, mutluluk içinde erişmeyi nasip etsin” dualarını bitirdik, kahvaltımızı ettik .

Otuz yıldır bir sahil şehrinde oturan ağabeyim ısrarla bizi yanına çağırır, gittiğimizde büyük bir hasretle sarılır, neredeyse ağlamaklı bir sesle ;

 

-        Neden daha sık gelmiyorsunuz bizi görmeye “biz bu memlekette garibiz” derdi.

 

         Bayramı kasabadan uzakta geçirirken hep bu sözü tekrarladım sokakta gezerken. “ Biz bu memlekette garibiz”

 

         Bayram namazını mahalle camiinde kıldık. Evde sabah kahvaltısı hazır bekliyor. El öpmeleri , torunlara para vermeleri, “ Cenab-ı Hak nice bayramlara sağlık,mutluluk içinde erişmeyi nasip etsin” dualarını bitirdik, kahvaltımızı ettik .

 

          Bu kör olası sigara tiryakiliğimiz neredeyse elli beş yılını doldurdu. Malum, tiryakiliğin baş şartı sigara kahve ile içilecek. İçilecek ama evde sıkı yönetim var. Lise yıllarımızda sigarayı okul tuvaletlerinde içtiğimiz gibi şimdide kahveyi elimize alıp sokağın başına çıkıyoruz. Telli İsmail Efendi de teneffüse çıktıysa ne ala, çıkmadıysa keyfi yalnız süreceğiz demektir.

 

           Gözlerime inanamadım. Sokağın köşesinde bir belediye temizlik işçisi bir elinde süpürge, bir elinde faraş iki yolun birleştiği sokağı temizliyor. Vakit Kurban bayramı sabahı , saat 08.30, günlerden Salı. Kurbanını bahçeye çıkarmış kasabı beklemekte bizim köyün insanları şimdi. Çocuklar bayramlıklarını giymiş, komşulardan el öpüp şeker toplama yarışında. Kurban kesemeyenler pencerelerine oturup komşudan gelecek payı beklemekte. Ya bu temizlik işçisi …

 

            Sigarayı söndürüp yanına yürüdüm.

-        Selamın Aleyküm , kolay gelsin hemşehrim.

 

      Şaşırdı , gülümsemeyle hüzün karışımı bir şeyler belirdi yüzünde.

 

-        Bayramın mübarek olsun .

      Elindeki eldivenleri çıkardı, uzattığım elimi iki elinin içine alıp büyük bir saygıyla öpmek istedi.

-        Allah razı olsun amca, dedi, sizin de bayramınız mübarek olsun .

 

  Gelip geçen insanlara baktım, hiç biri bizimle bayramlaşmıyordu.

         Hayrola, ne iştir bu bayram sabahı ?

-        Cami civarlarının temizliğini emrettiler.Onu bitirdim de bir de şu sokakları temizleyeyim dedim.

 

  Uzattığım sigarayı belirgin bir minnet duygusuyla yaktı, iki duman çekti ;

-        Ben izin istesem dedi, amirlerim dalga geçiyor diye kızmasınlar sonra.

 

        Arkasından baktım. Sol ayağı hafif aksıyordu. Biraz yürüdü, döndü, yine o minnet dolu gülümsemesiyle elini sallayıp karşı sokağa girdi.

 

       “ Şimdi bizim evde ciğerler çoktan kavrulmuş, kavurmalar pişmektedir. Babam iki rekat namaz kılmış, iki gündür olmadığı tıraşını tamamlamaktadır. Evin en büyük sofrası ortaya konacak, evvela ciğerden başlayarak kavurmanın tam pişmesi beklenecek, baklava tepsiyle getirilip bir baştan yemeye başlayan, karşıdaki ile ortada birleşecek, ama sen az yedin, ben çok yedim kavgası da eklenecek üstüne. Yemeğin sonrası dedemlere ziyaret. Arkasından teyzemler, amcamlar, bilumum akraba-i taallukat … “

 

           Hep bu resim geliyor gözümün önüne bayram sabahlarında. Çocukluğumun o güzelim bayram resimleri. O temizlik işçisinin de böyle resimleri var mıdır albümünün içinde ? Onun da kesilen kurbanın kanını alnına sürmüşler midir evlerinin bahçesinde? O da eline poşet alıp, komşulara el öpmeye gidip, şeker toplamış mıdır acaba? Dönme dolaba binmiş midir bayram harçlığı ile? Kiralık bisiklete binip pantolon paçası yağlanmış mıdır? Saçları iki yana örgülü kız kardeşi ile evcilik oynamış mıdır bütün kaygılardan ağzade ?...

 

          Ne demişti Orhan VELİ ;

           İstanbul’da bir garip Orhan Veli’yim

           Veli’nin oğluyum

           Tarifsiz kederler içinde

           Urumeli hisarına oturmuş

           Oturmuş da bir türkü tutturmuşum

           “ İstanbul’un mermer taşları

            Başıma da konuyor, konuyor aman

            Martı kuşları

            Gözlerimden boşalır hicran yaşları. “

 

      Neden demedi o temizlik işçisi ben hayrola dediğimde ;

        “ BİZ BU MEMLEKETTE GARİBİZ” diye.

                                                                       Ali EKREM

 

Sende Gönder! Fotoğraf ya da video eklemek için tıklayın.

Yorumlar


   Hiç Yorum Yapılmamış. İlk yorumu siz yapın...


Bu içerik bugün 3 kez, toplam da 472 kez okundu.