Yazarlarımız

Sayaç Okuma Memuru !

Osman AKGECE »

Bergamalı Nalıncı Memi Dede

- - »

Ağzımızla Kulağımız Arasındaki Mesafe

Ali  EKREM »

Gölpazarı Türküleri

Erol ERKEN »

Tamamen Yerli İlk Türk Otomobili ATTİLA Üretildi..

Tarkan Deliormanlı »

Hıdrellez Böyle Geçti....

Hasan Basri ŞEN »

2011 Hıdrellezi Böyle Geçti..

Mustafa Deliorman »

Kış Geldi Köyüme Beyaz Gelinliği İle

Oğuz  GÜVEN »

Bir Lamba Da Siz Yakın

Behzat Gültekin »

Tüm Yazılar

Üyelik


Kimler Sitede
Şu anda 4 konuk çevrimiçi,
Sayaç Bugün
Bugün Gelen Ziyaretçi:
41
Sayaç Bugün
Bugünkü Sayfa Gösterimi :
773
Sayaç Bugün
Dün Gelen Ziyaretçi:
58
Sayaç Bugün
Dünkü Sayfa Gösterimi:
1.180
Sayaç Bugün
Toplam Gelen Ziyaretçi:
372.912
Sayaç Bugün
Toplam Sayfa Gösterimi:
3.678.607

En Çok Okunan Yazılar
Yarabbi, ürünümüzü bereketli kıl, sağlık ve mutluluklar ihsan eyle, memleketimize, milletimize huzur içinde yaşama sevinci ver, niyazı mutlak ulaştı H...

En Yeni Yazılar
Hızır ile İlyas Aleyhisselam suyun alt başında beklemekte dilekleri toplamak için. Cenab-ı hakkın sevgili kuluysan mesele yok. Görevde aksaklık varsa ...






Atatürk ve Türkiye
Anasayfa
Fotoğraf ve Videolar
Künye
İletişim

Bir Yol Hikayesi

Erol ERKEN / Tüm Yazıları »

Ak Şemseddinden Hıdır Dedeye..

   Yıllardır Kurşunlu’ya gider gelirimde bir türlü leylekleri havada göremedim.Göl ovası,kanal boyu leylek milleti için hazine niteliğinde olduğundan ne zaman geçseniz başı önde yemek aramakta görürsünüz.

    “Seyahat ya Resulullah” düsturuyla hareket eden Kurşunlu Ahalisi  bununda çaresini bulmuş Avrupa’lı aklıyla.Leylek taifesi göçe başladığında gözlerini yerden kaldırmaz olmuşlar.Seyahate mani bir sabiyi ;

-         “Leylekler uçmaya başlayınca haber vereceksin” diye gözcü koyup,başlamışlar beklemeye.

 

-         Uçuyor, uçuyor diye haykırınca zaten tetikte bekleyen köylü gözünü gökyüzüne çevirip leylekleri havada görmeye alışmış her sene.Hatta cami hoparlöründen evinde oturanlar da haberdar olsun diye anons edildi diyenler bile var.

 

İşte leyleği havada görenlerin en başındaki Behzat Başkanımız bir akşam toplamış arkadaşlarını dernek merkezinde.

Göynük’e seferimiz var diye düşünürüm arkadaşlar.Sizler ne dersiniz deyince hep bir

ağızdan. 

-         “Münasiptir,münasiptir” olurunu alınca sefer hazırlıklarına girişmiş.

Geçende de anlattım ya.Seferde en başta gelen şey hava durumu.Askerini yolda yaya bırakmayan Kumandan gibi havaya bakılacak öncesi,bizim memleketimiz Batı Karadenizde olduğundan ve de Bolu vilayeti ile iklimimiz çakıştığından,Bolu’ya sorulacak havanın vaziyeti.

Uygundur raporu alındı,Mustafa Kaptan arabasını yıkadı,temizledi,hanımlar yol azığını hazırladı,iş duaya kaldı denilip Bismillah’la yola düşüldü.

Osmanlı’nın öncesi tevatür de,Göynük’e ilk gelen Kara Osman Beyimiz,Ertuğrul Gazinin yoldaşı Samsa Çavuş bizim kasabamızın baş mimarı Köse Mihal Bey ve arkadaşları. Aşıkpaşazade tarihinde “Gelip vurdular,çok ganimetler alıp geldiler,Göl-Flanoza çıktılar” diye anlattığı Taraklı-Göynük seferinden sonra pek uğrayan olmamış o tarafa Osmanlı’dan.Ne zaman ki “Rum diyarına İslamı götürmek bize vacip oldu”

diyen Orhan Gazimizin oğlu Gazi Süleyman Paşa beyaz atına binmiş,Taraklı Yenicesini,Göynük’ü tekrar fetheylemiş.Fethin gereği cami yapılacak, hamam yapılacak,medrese yapılacak ve de pek çok yer imar edilecek ki Osmanlı’nın şanı duyulacak.

Gazi Süleyman Paşamızda  işte bu 1330 lu yıllarda bir tamam bu denileni yapıp.İsmini bir güzel yazdırmış yapılara.

  Osmanlı’nın hamiyetinden gözleri yaşaran Rum milleti;

  “Süleyman Paşa dahi o kadar adalet gösterdi ki o memleketin ahalisi derler ki,Ne olur? Eski zamanlardan beri bunlar bize beğ olsaydılar” diye Aşıkpaşazade’ye  tarih yazdırmışlar.

    Akşemseddin Hazretlerinin türbesinin önündeyiz.Hacı Bayram-ı Veli’nin Halifesi.

Beyaz insan,ak insan…Fatih’in ;

-         Hocam sana talebe olmak istiyorum,deyince

-         Osmanlı’nın talebeye değil Sultana ihtiyacı var,dediği Mübarek Veli…

1390 yılında Şam’da doğup son menzili Göynük’te 1459 da ahirete göçen Allah dostu…Büyük sahabe Halid Bin Zeyd’in Mübarek kabrini İstanbul’a hediye edip dünya durdukça müslümanı Eyüp Sultan diye anılan dergaha toplayan insan.

Türbeyi 1464 yılında Cennet Mekan Fatih Sultan Han yaptırmış.Türbe bahçesi yakınlarının kabirleriyle dolu.Yanı başında Gazi Süleyman Paşa’nın Camii.Namazlar

 

 

 

 

 

 

kılınıp dualar ediliyor.Mevlana’dan alınan selamlar iletiliyor.Akşemseddin Hazretlerine.

Ben hanım tarafından yarı Taraklı’lı sayıldığımdan,bir yanımda ağabeyim cihetiyle

Göynük ahalisine karıştığımdam çoğu zaman ortada kalmışımdır.Taraklı’ya bakarsan Akşemseddin Hazretleri önceleri Taraklı’ya gelmiş talebeleriyle.Bağlık bahçelik,şadlık  Şamanlık kasaba pek hoşlarına gitmiş cemaatin.Taraklı ahaliside Hazrete çok izzet ikramda bulunmuş.Yemişler,içmişler,namazları kılıp yatsı sohbetine oturmuşlar.Gecenin bir vakti olup Allah rahatlık versin diyerek istirahete çekildiğinde

Talebeleri Akşemseddin’e;

-         Hocam burası tam aradığımız yerdir.Münasip görürseniz son konağımız burası olup yerleşelim, demişler.

Hazret elini sakalına vurup bir hayli fikre dalmış.

-         İyi dersiniz,hoş dersiniz erenler,demiş.Lakin burası bizim aradığımız yer değildir.Neden derseniz,o kadar çok sohbet ettik de birisi çıkıp bir evliya hikayesi anlattı mı?Neden.Nedeni burada o kadar çok evliya var ki kimse kimsenin hikayesini anlatmayı zait sayıyor.Ondan dolayıdır ki bize buradan ekmek çıkmaz.Varalım Evliyası az olan yere gidelim,diyesiymiş.

Göynük’lülere sorarsan;

Akşemseddin Hazretleri Taraklı’yı pek beğenmiş,pek beğenmişte;

Hoş memlekettir.Amma velakin kıblesi kapalıdır,diyerek vazgeçmiş Taraklı’ya yerleşmekten.

Hacı Bayram-ı Veli terki dünya edince halifesi Ömer Sikkin (Bıçakcı Ömer Dede) de

varmış konmuş Göynük’e.Göynük suyunun kenarında,çeşme mahallesinde,şimdi ki türbesinin olduğu yerde bıçakcılık eder olmuş.Akşemseddin Hazretleri giyimine kuşamına zerafetine ne kadar dikkat ediyorsa Ömer Dede aksine çullar,çaputlar içinde bir garip adem.

   Bir sohbet zamanı ortada ateş yakılmış,halka olunmuş,zikire durulmuş iken,Akşemseddi’ni halka dışında gören Ömer Dede pek üzülmüş,üstüne başına bakıp yürüyüvermiş ateşin içine.Taç yanmış,hırka yanmış,bir tüyü bile yanmamış,Bıçakçı Ömer Dede’nin.

   “Keramet hırkada taçda değildir”. Derler ki;Hazretin aldığı en büyük ders bu olmuş.

    Tabak Dede Türbesi,Çiftlik Türbesi,Karacaahmet Türbesi…Türbeler,evliyalar dünyası Göynük.

    1923-1924 yılında Kaymakam Huşit Beyin gayretleri ile yapılan Zafer Kulesi kayaların üzerinde bir koruyucu zırh gibi sarmakta Göynük’ü.

    Maneviyat havası soluduğumu.Her yer tarih.Bir kaç yeni yapılmış bina canını acıtıyor insanın.Gül bahçesinde diken misali.

     Göynük’ün kadın giyimi kendine has.Altına “don” tabir edilen kareli kumaştan

Şalvar.Şalvar ama kesimi bizim buranınki gibi değil.Kumaşı “gariban doncu” dan alırsanız keseniz ağırlığından pek fazla kaybetmez.Üstte işlik,bir de uzun ve geniş örtme.Uzun ve de geniş örtmeye alışkın olduğunda Kurşunlu Hanımları yadırgamadılar.Ama dedik ya kendine has örtmeler.Daha önceleri Behzat Başkan köye bunlardan hediye getirmişti de pek hoşlarına gitmişti komşuların.Hele bir de tanış bir satıcı bulunca “kızın çeyizinde de orjinallik olsun” diyenler sevindirdi Göynük satıcılarını.

    Dönerken Çiftlik Türbesine uğranıp yatanlara dua edilecek.Hani hocalar “isimleri unutulmuş,nesilleri kesilmiş” diye duaya dururlar ya Çiftlik Türbesinde yatanlarda o misal.Birer Fatiha’da onlara hediye edilip Taraklı’ya vasıl  olundu.

    Taraklı,tarihi kentler birliğine üye olup,başına da bu işe meraklı bir Belediye Başkanı gelince epeyce misafir ağırlar olmuş.Eski evler restore ediliyor,eski tip boyalar ile boyanıyor.Safranbolu,Beypazarı,Göynük kadar olmasa da bu yönde büyük gayreti var.Benim en hoşuma giden yeri kasabanın orta yerindeki parkı.Oturup tarihi

soluyorsun.Yunus Paşa Camii hemen yanı başımızda.Hıdırlık Tepesi,Hisar bir eski devri yaşatıyor gözlerinizi kapatınca.

  1517 yılında Yavuz Sultan Selim Han’ın Sadrazamı Yunus Paşa yaptırmış bu Taraklı’daki Camiyi.

    “Dileyenin Yavuz Sultan Selim’e vezir olamadığı ve fakat halkımızın “dilerim Yavuz’a vezir olasın” diye darb-ı mesel mayaladığı o günlerde Mısır seferinde yapılı-vermiş aceleyle.

     “Sultan ve Veziri buraya gelip Cuma’ya namaza duracaklar” diyen Mimar Başı pek acele ile bitirivermiş.Acelesi işe yaramış Taraklı’ya amma Mısır Seferini eleştirmesinden Yunus Paşa’da kellesinden olmuş.

     Ben bu hikayeyi Taraklı kitabının yazarı Ahi Naci İşsever’den okurken çok duygulanmıştım.Tavsiye ederim sizde okuyun,okuyun ki nereden gelmiş nereye gidiyoruz anlıyasınız.

   Gölpazarı tarihini yazmaya çalışırken çok düşündüm.Yavuz Sultan Selim Han’ın Taraklı’ya Cuma’ya,camide namaz kılmaya giderken hangi yoldan gitmiş diye.Ben Gölpazarı’ndan geçirdim,bir gece misafir ettim Taşhan’da,ceddine rahmet duası ettirdim.Bakalım tarihçiler ne diyecek diye.

    “Taraklı’nın evliyası gündüz aranızda,gece makamındadır” diyorlar.

     Hıdırlık’ta,Hıdır Dedenin Türbesindeyiz…

     Nereden gelmiştir,ne iş yapmıştır?Horasan’dan kalkıp Taraklı’da ne iş eylemiştir?Yine Ahi Naci’nin dediği gibi;

    “Burası derde devanın” kesin adresidir.Orada dertlerimizin listesi,iplik iplik asılı durur.Hangisinin makbul ve muteber hangisinin gereksiz olduğu Hıdır Dedenin kendi katında mahfuzdur.Biz yalnız buraya kadar gelip Cenab-ı Hakkın posta kutusuna mektubumuzu atarız.Ne dilediysek hemen cevap vermiştir.Şükür…

      Müthiş harika bir manzara çamların gölgesinde oturup bu dünya güzelliğini maneviyat suyuyla kana kana içiyoruz.

      Behzat Başkanımız Taraklı Parkında çay söylüyor yolculara.Köşedeki tarihi top sanki Hisar’dan Bozüyük’lü Çolak İbrahim Beyin çarpışmasını hikaye etmekte.

     Güneşi arkamıza alıp çıktık Gölpazarı yoluna.Her yer çok güzeldir velakin bizim memleketimiz bir başka güzeldir.Ovaya ilk çıkışınızda Kurşunlumuzun dağı karşılar sizi.Varsın güneş görmesin kıyıları,varsın ayaz olsun.Göl-de kar eriyince bizim karımız gölgede kalsın.Ovası çorak olsun,kanalı sazlık olsun.Burası,bizim köyümüz ya.Kederimizi,sevincimizi paylaştığımız köyümüz ya… 

      Sözün başında Kurşunlu’lu bu sene yine leyleği havada görmüş demiştik.Bakalım

Leylekler bir dahaki sefere bizi nerelere götürecek?

      Behzat Başkanımıza ,yolcularımıza binlerce selam olsun…

 

 

© CopyRight By Kursunlukoyu.org 2010

Her Hakkı Saklıdır
Sitedeki İçerikler Kaynak Gösterilse Dahi İzinsiz Alınıp Yayınlanamaz.

Bu site içeriğindeki tüm materyaller, video, yazı, görüntü, doküman, fotoğraf, resim, ses, işaret veya sair fikir ürünleri Telif Hakları ile ilgili yasal mevzuat uyarınca korunmakta olup, kursunlukoyu.org'un yazılı izni olmadıkça kullanılamaz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz, her ne sebeple olursa olsun ticari amaçla çoğaltma ve yayma yapılamaz

Sende Gönder! Fotoğraf ya da video eklemek için tıklayın.

Yorumlar


   Hiç Yorum Yapılmamış. İlk yorumu siz yapın...


Bu içerik bugün 3 kez, toplam da 591 kez okundu.